Aslıhan Karahan

Modaya olan ilgin ne zaman ve nasıl başladı?

İlkokuldan itibaren resim atölyelerindeki eğitimlerim aralıksız devam etti. Sanat ve Edebiyat ile hep iç içe büyüdüm. Sıra Güzel Sanatlar’da

bölüm seçmeye geldiğinde ise her daim istediğim Moda Bölümü tek tercihimdi. Oyun çağlarındaki eğilimim sonrasında hayallerimle isteğe

dönüşmüştü bugünde mesleğim oldu.

 

Moda alanında kariyer yapmaya nasıl karar verdin?

Üniversiteye başlamadan çok önce verilmiş bir karardı.

 

Alaylı mısın yoksa moda eğitimi aldın mı?

Üniversitede Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümünden mezun olduktan sonra ”İTHİB” tasarım yarışmasında ”keçe” tasarımım ile 2’ncilik

ödülü almamın ardından Londra Central Saint Martins’de Keçe Bölümünde araştırma yapma fırsatım oldu. Türkiye’de, Fevzi Çamer’in

atölyesinde dikiş eğitimi aldım.

 

Kendi markanı kurduğundan beri, yaşadığın dönüm noktaların oldu mu?

İlk dönüm noktam olan ödülümün ardından, kadın koleksiyonlarımın yanı sıra erkek tasarımı da yaparak yoluma devam etme kararım

benim için önemli bir dönüm noktasıdır. Diğer bir özel dönüm noktası ise tüm canlılara olan zulme karşı, mesleğim aracılığı ile HAYIR

dediğim ”UYANIŞ” adlı defilem.

 

Tasarımlarını yaparken ticari kaygıların oluyor mu? Bu kaygılar tasarımlarını etkiliyor mu?

Eğer bir marka ve mağaza sahibiyseniz ticari kaygı duymadan iş hayatında olmak mümkün değildir. Ticari kaygı ruh ve hayal gücü

ile yapılan işlerde insana sınırlar koyar. Bu yüzden kendi özgün koleksiyonlarımda ticari kaygı gütmeden özgürce tasarımlarımı yapıyorum.

İşinizin duygusal ve ticari kısmını doğru şekilde harmanlayabiliyorsanız kaygılarınız da azalmış, hatta yok olmuş oluyor. Yaşadığınız

coğrafyada daha büyük sıkıntılar olmadığı sürece.

 

Tasarımlarında kaçındığın ve kullanmak istemediğin, kıyafetler var mıdır?

Gerçek kürk.

 

Hangisinin tasarımından daha fazla keyif alıyorsun? Erkek giyim mi, kadın giyim mi?

Ayırt etmek çok zor benim için. Kadın giyim daha uçsuz bucaksız gibi görünse de, erkek giyimde farklı bir tasarıma imza attığınızda

aldığınız keyif bambaşka.

 

Son koleksiyonunda nelerden ilham aldın?

Kelebeklerin rengarenk dünyasındaki naiflikten.

 

Kendi işini kurduğundan beri aldığın en büyük ders nedir?

Söz uçar yazı kalır.

 

Genç tasarımcılara vermek istediğin öneriler var mıdır?

Hayallerinden asla vazgeçmesinler, sanatın her dalının iyi birer takipçileri olsunlar. Hatta, bilfiil kendilerinin de dahil oldukları bir sanat dalı olsun hayallerinin peşininden giderken yaşadıkları coğrafyayı iyi öğrensinler.  Hırslı değil ama pes etmeyen, sabırlı ve hoşgörülü bireyler olsunlar. Onlardan sonra gelecek olan nesil ile bilgilerini sınırsızca paylaşsınlar, bunun mutluluğu bambaşka olacaktır. Ve bence en önemlisi başka kültürleri merak etsinler, sosyal sorumluluk düzeyi yüksek birer dünya insanı olmayı başarsınlar.