Çok Mutlu Olabilirdik, Aptal!

Bence herkesin yaşadığı ve içinden geçirdiği bir deyim bu… Benim de son zamanlarda fazlasıyla tekrarladığım bu cümle, tek bir aksiyona neden oldu hayatımda artık. SALDIM GİTTİ…

Düşündükçe sinirlenmeye sebep olan bu durumu fazla büyütmemek gerekiyor. Son bir ayda anladığım tek bir şey var, eğer iki tarafta flörtün ya da yaşananların sonunu bir ilişkiye bağlamak istiyorsa bu maksimum 4 gün içinde gerçekleşiyor. 4. gün sonunda hala ses seda yoksa, nextplease! Umursamazlık hayatımızın her noktasında, mutluluğa erişmemizi sağlıyor bence. O kadar çok şey yaşadım ki, fazla dağınık girdim konuya. Gelin, birlikte çözelim şu işi…

Öncelikle, ne istediğimizi düşünelim ve farkına varalım. Ben şahsen, birine değil de, aşık olma fikrine aşık olduğumu fark ettim sonunda.  Nedir aşık olma fikrine aşık olmak? Epik bir hikaye arıyoruz bence hepimiz, o yüzden Tinder’dan ya da sosyal medya üzerinden tanıştığımız birine çok fırsat sunmak istemiyoruz. Bunun sebebi ise ilişkiye başladığımızda anlatacağımız ilk görüşte aşk hikayesini yaşayamamak. O yüzden hayatımıza hep imkansızı almak istiyoruz, yoktan var etmek istiyoruz. İzlediğimiz o gerçeklikten uzak romantik komedi filmlerini işliyoruz kafamızda tekrar tekrar… Bir şey arıyor olmayı bırakmanın zamanı geldi, bir şey yaşanacaksa, yaşanacaktır! Zorlamanın hiçbir faydası yok.  İlk yapmamız gereken şey, gerçekliğe dönüş. Gişe rekortmeni SandraBullock filmlerinden etkilenmekten vazgeçiyoruz ve sakin kalıyoruz. Gerçek aşkı, metroda birine çarpıp, kağıtlarımızı düşürerek bulmayacağız!

İkinci adım olarak, oldukça basit bir denklemde trigonometri problemi çözmeye çalışmıyoruz. Özellikle kadınlara seslenmek istiyorum. Erkekler fazlasıyla düz varlıklar, gelen mesajda ne yazıyorsa odur, “acaba bunu mu demek istedi?”’yi hayatımızdan çıkarıyoruz. Hiçbir şey söylemeye çalışmadı, ne düşünüyor ya da istiyorsa onu yazdı! Filmlerden uzak duruyoruz dedim ama, ERKEKLER NE SÖYLER, KADINLAR NE ANLAR’ıizlemediyseniz, lütfen izleyin. Ne demek istediğimi çok net anlayacaksınız.

Tekrarlıyorum, eğer ki bir ilişki olacaksa 4 gün içinde oluyor. 4. gün sonunda arıyorsa, bırak işin bonusu olsun. Hani 14 yaşındaki çocuğun dilinde bile, “ilişkide cool olmak” var ya. O kadar klişe ama o kadar doğru bir tutum ki, inanamazsınız. Beş para etmez insanlar için sürekli gururunu ayaklar altına alıp yılmadan usanmadan denemeler ve taktikler yapmış biri olarak konuşuyorum, eğer peşini bırakmazsan her şey daha da kötüye gidiyor.
Yılmadan deneyenleri de çok iyi anlıyorum, karşındakini omuzlarından tutup sarsmak ve “ÇOK MUTLU OLABİLİRDİK, APTAL!” diye haykırmak istiyorsunuz, haksızsınız! Çünkü unutmayın, eğer seninle değilse, seni hak etmiyordur. Sende onu çok istemiyorsun, sadece içinde paylaşamadığın büyük ve birikmiş bir sevgi var, onu dışa vurmak istiyorsun.
Hayatta en çok kendinizi sevdiğiniz an, mutluluk kapınızda! Siz mutlu olun ki, başkalarını mutlu etmeye enerjiniz olsun. Hiç kimse etrafında ya da hayatında düşük enerjili, bıkkın, mutsuz insan istemez. Kendinizi hep yüksek tutun! Şuan hayatında yalnız mısın? Tadını çıkar! Arkadaşlarına, ailene vakit ayır, kariyerine odaklan, hobi edin, seyahat et, yada hiçbir şey yapma otur evinde kafanı dinle… O aşkı illa ki yaşayacaksın, güven bana…

Hepimiz bir şeyleri aramaktan vazgeçtiğimiz an, kendimize yöneldiğimiz zaman, doğru kişi karşımıza çıkacak. Aslında formül çok basit; SAL GİTSİN! 🙂

Eşik BEKÇİSİ