Deniz Akkaya

Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?

Küçükken farklı bir çocuktum ve zor bir çocukluğum oldu. Eski arkadaşlarımdan veya ailemden birinin anlatması daha objektif olabilir fakat daha çok kendimi asosyal veya agresif arasında tanımlayabilirim. Küçüklüğümden beri insanlarla haşır neşir olmayan ona rağmen sosyal çevresi iyi olan ama bunun için uğraşmayan farklı bir çocuktum, farklı bir hayal dünyam vardı.Ama kızımla kıyasladığım zaman daha maskülen bir çocuktum her zaman. Şu anlamda maskülen diyorum; mizacım daha öyleydi yumuşak bir çocuk olmadım. Aynı zamanda daha farklı bir aile yapısında büyüdüm mesela annem ve babam da üniversite mezunu insanlar ve ikisi de Çerkez, bizim ailemiz de ‘Sinek kadar olsun, kocan başında dursun’ zihniyeti yoktu ve ben bu zihniyetle büyütülmüş bir çocuk değildim, hep ayaklarımın üstünde durmam gerektiği öğretildi bana. O yüzden hep farklı yetiştirilen çocukların içinde ben farklıydım. Hep hayal dünyam çok geniş bir çocuktum hala da öyleyim, yaratıcı olabilmek için hayal dünyanızın geniş olması gerekiyor onu kaybetmemeniz lazım.

 

Sen de bir annesin, kendi yetiştirilme tarzınıza uygun mu Ayşe’yi de yetiştirdiniz?

Annemle babamdan aldığım olmazsa olmaz olduğunu keşfettiğim bazı kurallar var. Bazı konularda biraz daha gelenekçi olmak gerekiyor.Örnek vermem gerekirse, bir çocuğun muhakkak bir disiplini, bir hayatı olmalı mesela; yemek, uyku, evi, spor hayatı.En önemlisi ise aile hayatında muhakkak olmazsa olmazlar var yani buna aile büyükleri ile muhakkak büyük birlikte büyümeli ve aile büyüğünün ne olduğunu bilmeli ve saygılı olmayı öğrenmeli. Fakat dünyanın değişmesi ile beraber ailemden gördüğüm bazı şeyleri de Ayşe’nin üstünde uygulamıyorum. Bizim jenerasyon da bir şey var istenmediği zaman aile tarafından‘istemiyorum ben’ bitti denirdi. Benkendi çocuğuma genelde çok az hayır diyorum çünkü zaten biraz da doğası gereği, benim çocuğum çok özel bir çocuk gerçekten.Çok nadir benim hayır diyeceğim şey istiyor, onu da neden hayır dediğimi oturup o anlayana kadar anlatıyorum. Doğurabilecek sonuçlarını anlatmaya çalışıyorum ama ilerleyen zamanlarda bunu şöyle yapabiliriz gibi. Bence çocuklara anlatmak, onlarla iletişim kurmak çok önemli çünkü eskiden çocuklara bir birey olarak çok değer verilmezdi daha sert veya kabuğunun içinde yetiştiriliyordu. Artık dijital çağa geçtik ve çocuklar kendilerini çok geliştirmeye başladı yani bırak din dinler dönemi, bağnazlık dönemi kabul etmeseler de bitti. Onun vizyonunun genişlemesi için elimden geleni yapıyorum. Benim derdim büyük insan olsun, büyük taşlar fırlatsın diye değil tamamen mutlu bir insan olması için. Sonuç olarak benim annem ben olsaydım kendimi yetiştirme tarzım kesinlikle daha farklı olurdu. Uluslararası çok daha başarılı işler yapabilirdim. Kızımı her zaman kendine güvenli, ayakları yere basan, kendini idare etmeyi bilen bir birey olarak yetiştiriyorum.

Ceket: Bust2
Bluz: Bust2
Küpe: EX NIHILO Jewellery

Ayşe’nin gelecek planları neler? Kamera karşısında olmayı istiyor mu?

Ayşe’nin yıldız haritasına baktırmıştım. Ayşe, bambaşka işler yapacak fakat sanatın bir dalında mutlaka bir profesyonel kıvamına gelecek kadar bir hobisi olacak. Mustafa Kotan’la konuştuk kendisi bana Ayşe’nin oyuncu olacağını söyledi hatta kendisinin bir dizisi var Ayşe’yi orada oynatalım dedi. Fakat Ayşe öncelikle kendi okulunu düşündü ve bu işlerin kolay olmadığını, zor olduğunu söyledi. Bence Ayşe, tek bir şeye yönelmeyecek birden fazla işle uğraşacak diye düşünüyorum.

 

İstanbul Üniversitesi’nde Amerikan dili ve Edebiyatı okumuşsunuz buradan modellik kariyerine geçişiniz nasıl oldu?

O zamanlar Elit Modellik yarışmaları oluyordu, evde seyrederken ‘yaparsın, yapamazsın’ konuşmalarıyla aynı zamanda babaya da biraz inat gizlice gidip başvurdum ve kabul edildim. Babam şansımı denememi söyledi ve yarışmaya girdim. Fakat orada korkunç bir kamp deneyimi yaşadım. O zamanlar yarışmada herkes ‘biriydi’, bir yerlere gelmişti ve hala bildiğimiz insanlar vardı. Duygu Dikmenoğlu bana o sırada ‘burada 20 kişi var, 19’u model olacak diğeri ise baltaya sap olmaz’ demişti fakat 1 sene sonra Best Model yarışmasında birinci oldum. Bu sözün üstüne birinci olmak bana hayatta çok şey öğretti. Örneğin hayatta başarısızlık güdümü olmadan başarı hırsının gelmesinin zor olduğuna inandım. Hiç unutmuyorum, bir reklam çekiminde beklediğim ve başıma gelenler çok farklıydı. Eğlenceli bir çekim olacağını beklerken 20 saat ayakta aç bir şekilde kalmıştım. O zaman ne kadar zor bir meslek olduğunu düşündüm ve hayatın gerçekleriyle yüzleştiğim bir an oldu benim için.

 

Özellikle 90’lar da çok adını duyurdun Türkiye’nin en iyi modellerinden birisin sence bu başarıyı nasıl elde ettin?

Ben bunun kaş, göz güzelliği ile ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Kate Moss’tan da örnek verebiliriz bu duruma, kendisinin proporsiyonu diğer modellerle karşılaştırınca çok başarılı değil ama duruş çok önemli ben ona inanıyorum. Sizin kimliğinizi belirleyen başlıca şeyler; sizin duruşunuz, hayat ritminiz, davranışlarınız, işinize verdiğiniz değer ve profesyonelliğiniz. Benim için en olmazsa olmazı işimdeki disiplinim hiçbir zaman değişmedi. Örneğin 19 yaşındayken de daha aktif bir sosyal hayatım vardı o zaman da işime hiçbir zaman geç kalmazdım şimdi de aynı şekilde böyleyim. İşimi iş gibi değil, keyifim olarak yapıyorum. Bu meslekle beraber dünyanın bir çok yerini gezdim, kendime çok şey kattım.

 

Senin döneminden gerçekten çok başarılı isimler çıktı şu an ile karşılaştırınca nasıl farklar görüyorsun?Aynı şekilde senin döneminle şu an ki modellik algısı ve başarısı Türkiye’de olumlu veya olumsuz nasıl değişti?

Dünya’da sektörün ibresi zaman zaman oyunculara, şarkıcalara göre değişir. Süper modellerin dönemi tekrardan başladığına inanıyorum Hadid kardeşler, Kendall Jenner gibi kişiler sayesinde. Türkiye’nin ve sektörün ekonomik durumu biraz daha palazlandıktan sonra eskiden olduğu gibi eski Deniz’ler, Güzide’ler, Selin Toktay’lar çıkacağına inanıyorum.

Ceket: Sudi Etuz
Bikini: Cihan Nacar
Kolye: Nilk
Çizme: Cihan Nacar
Ceket: Sudi Etuz
Bikini: Cihan Nacar
Kolye: Nilk
Çizme: Cihan Nacar

Gerçekten çok zor bir meslek modellik hep göz önündesin, sana göre en büyük zorluğu nedir?

Ben bunun egosuyla yaşayan bir insan değilim, böyle bir şeyin bilincindeyim ama asla kendime bu durumu ego haline getirmedim. Kızım da benim gibi, kim olduğumuzu biliyoruz. Her zaman örnek olmaya çalıştım özellikle anne olduktan sonra. Hayatıma da engel olmasına izin vermiyorum, kendime koyduğum çizgilerim var, hiçbir şeyden geri kalmamaya özen gösteriyorum. Kızımla, ailemle, dostlarıma vakit ayırıyorum. Ben herkesi çok değerli görüyorum bu yüzden kendimi bulunmaz hint kumaşı olarak görmüyorum.

 

Hem kendi döneminden hem de şu ana baktığın zaman en beğendiğin modeller kimler?

Yeni gelen modeller gerçekten var fakat eskisi gibi yaratıcı ve parlak işler yapılmıyor maalesef hem genel olarak Türkiye’de hem de dergicilikte. Bu da modellerin gelişmesini engelliyor. Ben açıkcası  basılmakta olan dergilerde yapılan işleri çok basit, birbirinin aynısı buluyorum.Birkaç tane stylist birkaç tane  fotoğrafçının çevresinde dönen bir dünya haline geldi ve böyle olmaması gerekiyor. Dünyada bambaşka işler yapılıyor ve biz bunun gerisinde kalıyoruz. Hayatta kendime her zaman hatırlatmaya çalıştığım şey; ‘yapılmıyorsa kendin yapacaksın’ ben böyle yapıyorum hep.Biz iki gün önce de bir iş çektik, bugün dergide o konseptte bir şey çekemiyorsun, çünkü herkes ‘bir şeymiş’ gibi davranmaya çalışıyor ve öyle davranmak yaratıcılığı öldürüyor.Hiçbir zaman kendi hayalgücümü yontacakişlerin içinde olmamaya çalıştım.Dünyada yapılan işleri kimse görmüyor herhalde. Çok başarılı fotoğrafçılar ve stylistler de var ama bence eskisi gibi başarılı işler az çıkıyor, o eski dergi kapaklarına bakıyorum, neler yapmışız diyorum. Ama bence dijital dergicilik olumlu yönde her şeyi değiştirecek.

 

Hem çok yoğunsun, hem vakit geçirdiğin bir kızın var bir de kendine vakit ayırıyorsun saat kaçta güne başlıyorsun acaba?

Mutlaka 7 saat uykumu alıyorum ona göre saatimi dengeliyorum, çok erken uyanacaksam mutlaka erken yatmaya özen gösteriyorum. Fakat bazen farklı durumlar olabiliyor ama 7 saatin dışında atom karınca gibiyimdir. Kendinizden yorulmayan bir varlık yaratabilirsiniz ama maalesef kapitalist sistem sizi bir anda çökertip, hastanelere, doktorlara muhtaç hale getiriyor. Bizim bedenlerimiz çok enerjik varlıklar ben bunun üstüne çok araştırma yapıyorum ve okuyorum. Çok düzenli besleniyorum, doğru saatlerde uyuyup, güne başlıyorum.

 

Her gün spor yapıyor musunuz?

Haftanın altı günü spor yapıyorum ve üç tane doktorla beraber yeni gelen bilgileri uyguluyorum, hayatıma entegre ediyorum. Enerjik olmak ve modunuzu yükseltmek tamamen mental olarak sizin elinizde ama beslenme düzeni de bunu çok etkiliyor. Bunun için doktorlarla beraber ekip çalışması yapıyoruz. Çok enerjim yüksektir ve bunu gerçekleştirmek için çok çaba sarfediyorum. Olmamız gereken frekans bu.

Ceket: Sudi Etuz
Şifon üst: Esra Gürses
Bikini: Hazla Ozman
Ayakkabı: Sudi Etuz
Küpe: Bodhita Jewellery

Sosyal medya hem güzel hem de çok acımasız bazen bütün hesaplarını kapatmayı düşünüyor musun bu sebepten dolayı?

Kim Kardashian’nın geçenlerde bir röportajını okudum ve kendisi en çok viral zorbalığa uğrayan kişilerden biri. Kendisi bu durumu çok güzel idare edip buradan bir güç kazandı ben bunu aynı sporda zamanla kaslarımızı güçlendirmemize benzetiyorum. Bu evreye ulaştığınız zaman herkesin bir yandan acımasız yorumlar yaptığı ama gizliden gizliye takip ettiği bir imparatorluğa dönüşebilirsiniz aynı Kim Kardashian gibi. Bunu daha farklı bir yöntemle de yapabilirsiniz. Bunu yönetebilirsiniz orada ki zorbalık sizi bambaşka bir yere taşıyor. Birleri orada konuşup, yazarken siz orada onların hayal ettiği hayatı yaşıyorsunuz. Ben bu duruma böyle bakmaya çalışıyorum.

 

Kızın Ayşe’de sosyal medya kullanıyor mu?

Ayşe’nin sayfası kitli, ben kitlettim. Ben bazen paylaşıyorum onun sayfasını ama kızımı birçok alakası olmayan hesaplar ekliyor kendisi de bu durumu anlayamıyor. Eskiden ‘biri bizi gözetliyor’ vardı, şu an artık bu olay dijitale döndü. O yüzden kızımı sadece kendi arkadaşları takip edebiliyor ve kendisi de buna izin vermiyor.

 

Uzun süredir moda sektörünün içindesiniz en sevdiğiniz Türk tasarımcılar kimler?

O kadar çok değişkenlik gösteriyor ki. Şu an Sudi Etuz ‘u çok yaratıcı buluyorum, Esra Gürses dark side işler yapıyor, Barış Avcı’yı çok beğeniyorum. Kendi tarzında Özgür Masur’u çok beğeniyorum ve tabi ki Cihan Nacar onun sayesinde gece artık mayo giyebiliyoruz kendisi çok başarılı işler çıkartıyor. En son olarak aksesuarda Gaios Design’ı çok başarılı buluyorum. Modelliğe başladığım zamanla şu an arasında moda çok değişti. Beğendiğim çok işler var ama aklıma gelmiyor birçoğu.

 

Tarzını nasıl adlandırırsın?

Benim çok maskülen ve köşeli bir tarzım var ve iddialı da giyinirim. Çok renkli ve desen sevmem daha çok tek parça giyinmeyi seviyorum. Ceket ve pantolonda kalıba çok önem veriyorum. Bir aslan burcu olarak belirgin giyinmeyi severim ama rüküşlük hiç sevmem.

Bikini: Ces
Bluz: Bust2
Küpe: Bodhita Jewellery
Ayakkabı: Sudi Etuz
Bikini: Ces
Bluz: Bust2
Küpe: Bodhita Jewellery
Ayakkabı: Sudi Etuz

Ayakları yere basan, güçlü bir kadın olarak görüyoruz seni peki Deniz Akkaya ilişkide nasıl biridir?

Maalesef ilişkide de böyleyim, aslında maalesef demiyorum ve ben ilişkide böyle olmaktan çok mutluyum. Fakat bizim kültürümüzün aile, ilişki anlayışı farklı bu yüzden genel olarak gönül işlerinde çok fikir ayrılıkları yaşıyorum. Bundan sonra farklı kültürden birini hayatıma sokabilirim diye düşünüyorum. Benim kendime ait bir Dj booking şirketim var, biz çok önemli insanlarla işler yapıyoruz ve ben bu insanlarla daha mutluyum. Hem aşk hem de iş ilişkisinde de bu geçerli. Türk olmayı çok seviyorum ve başka bir yerde yaşayamam bugün en sevdiğim şehir İstanbul’dur. Ama burada gönül işlerinde anlaşamadığım çok nokta var. Bizim ülkemizde sahiplenme duygusu çok ama pozitif olarak değil kişiyi ‘mal’ gibi görmekten bahsediyorum.

 

Son olarak hayatta kendine her zaman kendine hatırlattığın ve mottom dediğin bir söz var mı?

Çok seyahat ettiğim içinde bunu bana hep hatırlatıyorlar. ‘Oksijen maskenizi ilk olarak kendinize takacaksınız, sonra çocuğunuz sonra sevdiğiniz’

Mayo: Cihan Nacar
Mayo: Cihan Nacar
Küpe: Bodhita Jewellery

En sevdiğiniz üç film nedir?

Eternal Sunshine of the Spotless Mind, One Day, Gone Girl

 

En sevdiğiniz ayakkabı markası?

Eskiden Christian Louboutin derdim ama şu an çok diz üstü çizme giydiğim ve rahatlığa önem verdiğim için Stuart Weitzman

 

En sevdiğiniz çanta markası?

Louis Vuitton

En sevdiğiniz ruj?

Nude renklerini seviyorum çok koyu renklerle aram yok.

 

En sevdiğiniz parfüm?

Hypnotic Poison / Dior

 

En sevdiğiniz dizi?

Black Mirror

Röportaj : Oğuz Tabur
Fotoğraf: Buse Tirman
Moda Editörü: Taylan Gül
Makyaj: Kamran Jabbarow
Saç: Onur Evren Altan
Moda Editörü Asistanı: Bensu Maracı
Mekan:Radison Blu