Gıda Takviyeleri Kullanılmalı mı ?

Artık her türlü konuda farklı fikirleri içeren  araştırma ve makale bulmak mümkün. Mesela gıda takviyeleri. Bir tarafta gıda takviyesi kullanmalı diyenler, bir tarafta kullanmamalı diyenler…

 

Açıkcası araştırmalarım sonucu benim vardığım kanı ne kadar dikkat etsek de yeterince iyi beslenemediğimiz! Özellikle düşük enerjili diyet tüketenler, düzenli spor yapanlar, vejeteryanlar/veganlar ve yaşlıların düzenli vitamin kullanmaları gerektiği ile ilgili araştırmalar var…

Ben organik tarıma inanmıyorum!

Besinlerden almamız gereken mineral ve vitaminleri alamıyoruz. Günlük hayatımızın içine giren hızlı yemek tüketimi- fast food- sağlıklı yediğimizi düşündüğümüz yiyeceklerde dahi önceden hazırlanan ve ısıtılarak sunulan seçenekler olarak karşımıza çıkıyor. Asla içeriğini bilemiyor, anlayamıyoruz ve buna ek olarak şeker tüketimi!

Çoğu insanın şeker ve unlu gıda tüketimi de çok yüksek oranlarda!!

Ama yine de gıda takviyesine “hayır” mı?

Bence bunu biraz düşünmek gerekli!

Takviyelerden korkmak ve tamamen karşı olmak için bence mükemmel bir dünyada yaşamak ve yüksek kalitede gıdalar  tüketiyor olmak lazım!

Unutmayalım, gıda takviyelerinin kullanım amacı yeterli miktarlarda tüketilemeyen besinlerin tamamlanması içindir. Takviyeler, dengeli ve sağlıklı bir beslenmenin yerini asla tutmaz. Ve asla “komşuya çok yaramış bende alacağım” gibi, kulaktan dolma bilgiler ile hareket etmeyin. Bir bilene mutlaka danışın.

 

Ben düzenli yani haftada 3 ve üzerinde spor yapan ve özellikle diyet yapan danışanlarıma bazı takviyeleri belli süreler ile öneriyorum. Tabi unutmayın ki bu önerilerin, bazı testler ve uzman kontrolünde olması önemli.

 

Özellikle spor yapanların unutmaması gereken bir şey var! Vitaminler, kas hücrelerinde reaksiyona girerek kasın yenilenmesi ve gelişmesini sağlar. Oysa birçok kişi, spor yaptığı dönem boyunca vücudundaki vitamin dengesine dikkat etmez. Beslenmesinin fiziksel aktivite ve kas oluşumunda yeterli olduğunu sanır. Ancak vitamin eksikliği durumunda, iskelet sistemi, kas gelişimi ve kemik yapısı sorun yaşar ve vücutta yıkım başlar. Bir profesyonel değilsen veya bir profesyonelden yardım almıyorsan bunu farketmen zaman alır.

 

Şimdi sıra bir kaç vitamin ve mineral takviyesinden; neye iyi geldiği ve nelerde bulunduğundan bahsetme zamanı.

MAGNEZYUM
Magnezyum faydaları oldukça fazladır ve genel olarak vücut ve beyin sağlığında birçok önemli rol oynar. Vücut; kas ve sinir sistemini düzenlemenin yanı sıra; enerji üretmek, protein ve yağ sentezlemek için de magnezyuma ihtiyaç duyar. Sağlıklı ve dengeli bir şekilde besleniyor olsanız bile yeterince magnezyum alamıyor olabilirsiniz. Oldukça önemli olmasına rağmen, yapılan araştırmalarda nüfusun %75’inde magnezyum eksikliği tespit edilmiş.
Peki normal beslenme düzeni neden yeterli magnezyumu sağlayamaz? Bunun nedeni nedir?
Magnezyum eksikliği yanlış beslenme alışkanlıklarından yani; işlenmiş tahıllar, yetersiz miktarda yeşillikler ve koyu yapraklı sebzelerin tüketilmemesi, fazla işlenmiş topraktan ve besinleri üretirken kullanılan kimyasal gübrelerden kaynaklanır. Buğday işlendiğinde içeriğindeki doğal magnezyumun büyük kısmı nerdeyse yok olur. Pekmez şekere dönüştürülürken magnezyumun nerdeyse hepsi yok olur. Buna ek olarak, donmuş sebzelerin kaynatılması da magnezyumu azaltır. Aspartam gibi katkı maddeleri ve alkol magnezyum rezervlerini boşaltır.
Yiyeceklerimizin büyük bir kısmı, magnezyumu ve diğer mineralleri azalmış, fazla işlenmiş topraklarda yetiştirildiğinden, doğal bir şekilde magnezyumun yiyeceklerde olması neredeyse yok denecek kadar azdır.
Ve bazı ilaçlar diüretikler, doğum kontrol hapları, insülin, kortizon ve bazı antibiyotikler gibi bir çok ilaç vücudun magnezyumu kaybetmesine yol açar.

OMEGA 3

Kalp hastalıklarından kolesterolü düşürmeye, doğurganlığı artırmadan kilo vermeye kadar vücuda sayısız faydaları ile dikkat çeker. Omega 3 yağ asitleri insan vücudu tarafından üretilemez ve dışardan almanız sağlık için büyük önem taşır. Herhangi bir hastalık durumunda depolanmış yağ asitleri kullanılır ve tükenerek omega 3 eksikliği görülebilir.

Ülkemizde genel düşünce yapısı omega 3’ün kilo aldıracağı yönde. Oysaki bilinenin tersine kilo vermeye yardım eder. Yağların vücutta depolanmasını azaltır. Uzun süre tok hissetmeyi sağlar. Yağ yakımını kolaylaştırır. Ve ayrıca egzersiz performansını arttırdığı ile ilgili bir çok araştırma vardır.

 

Özellikle soğuk su balıklarında bolca bulunur. Hamsi, lüfer, alabalık, uskumru, sardalya, ton balığı ve Norveç somon balığı yüksek miktarda bu yağ asitlerini içerir. Ayrıca Yeşil yapraklı bazı sebzeler, keten tohumu ve yağı, avokado, chia tohumu, kanola, ceviz yağı, soya, taze fesleğen, kurutulmuş nane, asma yaprağı ve pişmiş brokoli omega 3 yağ asiti içeren bitkisel gıdalardan bazılarıdır.

Sizde yazdığım sebepler veya yetersiz gıda alımından dolayı günlük beslenmenize koyabilirsiniz.

C VİTAMİN

Bağışıklık sistemini güçlendiren en etkili vitaminlerden biridir. Cildin kolajen oluşumunda görev alarak daha sağlıklı bir cilde kavuşmamızı sağlar.  Damarların, kıkırdakların ve bağ dokularının yenilenebilmesi için C vitaminine ihtiyaç vardır. Ayrıca çok önemli bir antioksidandır. Vücududuna zarar veren radikallerin dolaşımını önler. Aldığın bazı ilaçların vücuttaki etkilerini sıfırlar ve onların zararlarını ortadan kaldırır ve tekrar bağışıklığına güç katar. Diş eti sağlığı için son derece önemlidir. Kas hücrelerini fiziksel ve kimyasal hasarlardan korur ve iyileşmeyi hızlandırır. Yoğun fiziksel egzersiz sırasında ve sonrasında bağışıklık sisteminin normal fonksiyonunun korunmasına katkıda bulunur.

Yapılan araştırmalarda kanser üzerindeki tedavi etkisi kanıtlanmıştır. Bazı ülkelerde kanser tedavi sürecinde kullanılır. Kas ve kemik ağrıları, diş kaybı ve diş eti rahatsızlıkları, demir eksikliği, kansızlık, devamlı yorgunluk hissi, C vitamini eksikliği belirtileri arasındadır.

 

Kesinlikle ısıya dayanıklı değildir.  Türk mutfağında besinler yüksek oranda pişirilerek yendiği için besinlerdeki C vitamini yok olur. Bu nedenle de çoğu sebzeden bu ihtiyacı karşılayamıyor olabilirsin. Vitaminden yararlanabilmek için mutlaka sebzeleri çiğ tüket. Eğer çiğ şekilde sebze tüketemeyenlerdensen meyvelere başvurabilirsin.

 

Tansiyonu yükselenlerde tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. Bunun en doğru örneği ülkemizde tansiyon yükselince limon verilmesidir.

En çok doğru bilinen yanlış ise soğuk algınlığı ya da grip olduktan sonra tüketilen C vitaminin iyi geldiğine inanılması. Yapılan araştırmalarda hastalık başladıktan sonra tüketilen C vitamininin herhangi bir etkisi gözlenmemiş. Bu nedenle hasta olmadan önce bağışıklık sistemini güçlendirmek için tüketilmelisin.

 

Genellikle ekşi besinlerde bulunur.

Kuşburnu, Portakal, greyfurt, mandalina ve limon C vitamininin bulunduğu en çok bilinen besinlerdir. Ayrıca maydanoz, karnabahar, brokoli, kırmızı biber, taze fasulye, soğan ve bezelye bu besinleri takip eder.

 

Son olarak C vitamini suda çözünen en iyi vitamindir. Kaslar da sudan oluştuğuna göre, C vitamini kas gelişimini artıran en önemli vitaminlerden biridir diyebiliriz. Özellikle ağırlık kaldırırken ve yüksek performans gösterdiğiniz günlerde kas ve kemik yapınızdaki kaçınılmaz olan zorlanmaların hasarını en aza indirmenizde çok etkilidirler. Yani gerekli olan miktarı besinlerden alamadığını  düşünüyorsan tavsiyem, öncelikle alman gereken miktarı bir profesyonelle belirlemen ve bol su tüketerek kullanman.

 

B VİTAMİN

B1, B2, B3, B5, B6, B7, B9, B12 vitamini olacak şekilde toplamda 8 temel B vitamin çeşidi vardır. Tümünün ortak görevi, yediğimiz yemeklerin vücudumuz tarafından enerjiye çevrilmesine yardımcı olmaktır. Vücudumuza sürdürülebilir enerji takviyesi sağlarlar. Bunun dışında her birinin kendine ait görevleri de bulunur.

Tamamen kaslarla ilgilenir. Protein metabolizması ve büyümede rolü büyüktür. Özellikle güç ve yoğunluk gerektiren antremanlarda kaslara oksijen taşıma görevini üstlenir. Karbonhidrat metabolizmasını düzenler.

 

Dengeli ve sağlıklı bir diyet ile besleniyorsan herhangi bir B vitamini eksikliği görmeyebilirsin. Ancak yaş, cinsiyet, hamilelik, ilaç, alkol kullanımı, cinsiyet gibi faktörler, B vitaminine daha çok ihtiyaç duymana sebep olabilir. B vitamin eksikliğinin zayıflık, halsizlik, yorgunluk, unutkanlık gibi farklı semptomları olabilir. Bu durumda bir uzman tarafından önerilen B vitamin komplekslerinin alımı ile vitamin eksikliğini giderebilirsin.

 

Düzenli spor yapıyorsan en çok ihtiyacın olabilecek B vitamin türleri ve bulundukları bazı besinler şunlardır;

 

B1 Vitamin:

Baklagiller (bamya, fasulye…), Ispanak, Pancar, Badem, Ceviz, Fındık, Yulaf, Karaciğer, Böbrek

B3 Vitamin:

Ton balığı, Somon, Kuzu ve sığır eti, Tavuk, Hindi, Kuşkonmaz

B5 Vitamin:

Kuru yemişler, Yumurta, Tavuk, Dana eti, Yumurta, Peynir, Avokado, Patates, Bezelye, Fasulye

 

İş yoğunluğu, ulaşım zorluğu, hastahane ve doktor korkusu nedeniyle, hastalıkları internet üzerinden araştıran ve tedavisini uygulamaya çalışan çok insan var. Bu da tabiki önüne geçilmez sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalmalarına neden oluyor. İnternete bazı belirtiler girip, vitamin ve mineral takviyeleri arayan ve gelişi güzel kullananlar yanlış uygulamalar yapıp sağlıklarından oluyor. Hatta yapılan araştırmalarda, sağlıkla ilgili konularda internette arama yapanların, uzmanlardan çok internete inandıkları görülmekte. Bu ciddi bir sorun!

Öncelikle kendini iyi tanımalı, düzenli spor yapmalı, gerçekten sağlıklı ve yeterli beslenmelisin. Eğer bunları düzgün yaptığından emin değilsen mutlaka uzman yardımı almalısın. Ayrıca yılda en az bir kez kan testlerini yaptırmayı ihmal etme.

 

 

Elçin Yıldız